Tarayıcınız desteklenmiyor. Edge, Chrome, Safari yada Firefox kullanın.

₺300 ve üzeri siparişlerinizde ücretsiz teslimat Hemen Keşfet

23 Nisan'a Özel Tüm Ürünlerde Sepette %23 İndirim!

Yenidoğanların Beslenme Miktarları Nasıl Olmalıdır? : İlk Ay

Yeni bir bebeğin gelişini beklerken hazırlamanız gereken çok şey var. Satın alınacak eşyalar, yıkanacak kıyafetler ve okunacak ebeveynlik kitapları. Yeni doğan bebek sahibi birçok aile için en büyük öğrenme süreçlerinden biri, bebeklerinin beslenme ihtiyaçlarını ve bu ihtiyaçların en iyi şekilde nasıl karşılanacağını bulmaktır.

Emzirme, sağma ve sağılmış anne sütü verme, mamayla besleme veya bu yöntemlerin herhangi bir kombinasyonu olsun, bu kadar küçük bir insanı beslemek için tahmin edilenden çok daha fazla zaman ve çaba harcanır. Pek çok ebeveyn, bebeklerinin ne kadar süte ihtiyacı olduğuna, onları ne zaman beslemeleri gerektiğine ve bebeklerinin yeterince süt alıp almadığını nasıl tespit edeceklerine karar vermeye çalışırken bunalmış hissediyor. Biz bugün Dr.Brown’s olarak, tüm bu noktaları ve daha fazlasını ele alacağız ve umuyoruz ki, yeni doğan bebeğinizi hayatının ilk aylarında besleme ritmine alışırken bu stresin bir kısmını hafifletmenize de yardımcı olabiliriz!

Beslenme Planınızı Oluşturun

Bebeğiniz dünyaya gelmeden önce hangi beslenme yöntemini kullanmak istediğinize dair bir fikre sahip olmanız sizin için oldukça önemlidir. Yukarıda belirtildiği gibi, ihtiyaçlarınıza en uygun olan beslenme yöntemini görmek için keşfetmeye değer birçok seçenek vardır. Bu durum tamamen kişisel bir seçimden ibarettir; doğru ya da yanlış karar yoktur. Her yöntemin artıları ve eksileri vardır, ancak bilmeniz gereken şu ki, bebekler hem anne sütüyle hem de mamayla büyüyebilir ve gelişebilirler. Bu sebeple aslında tüm ebeveynlerin açık fikirli olmaları yapılabilecek en iyi şeydir çünkü sizin veya bebeğinizin ihtiyaçlarına bağlı olarak başlangıçtaki beslenme hedefinin ayarlanması gerekebilir ve bu zaman alabilir.

Bebeğinizin Size Verdiği Açlık İpuçları ve Hangi Sıklıkta Beslenmesi Gerektiğinin Püf Noktaları

Yenidoğanın midesi, doğum zamanında yalnızca bir bilye büyüklüğündedir ve hayata bu kadar minik bir mideyle başlar. Yaşamının onuncu gününe gelindiğinde bu minik karınlar bir golf topu büyüklüğüne ulaşırlar. Dolayısıyla bu zaman dilimindeki yenidoğanların aldıkları besin miktarı ilk ay içerisinde büyük ölçüde değişecektir ve bu çok normaldir. Anne olarak siz de ne kadar ve ne sıklıkta beslenmeniz gerektiği konusunda bebeğinizin rehberliğini takip etmek isteyeceksiniz elbette. Ancak ne yazık ki biz yetişkinler için yeni doğanlar “Annecim, artık acıkmaya başladım.’’ demiyorlar. Bunun yerine bebeğiniz, muhtemelen size beslenme zamanının geldiğine dair davranışsal ipucu verecektir. Açlığın erken belirtileri arasında dudakları yalamak veya şapırdatmak, dilini dışarı çıkarmak, memeye ya da biberona veya parmağınıza doğru yönelmek (ağzını hareket ettirmek) yer alır. Bebekler bu dönemde acıktıkça ellerini ağızlarına doğru çekip kıvranmaya başlayabilirler. Açlığın geç belirtileri arasında ise telaşlanma ve bunun neticesinde de ağlama yer alır.

Elbette ki ideal olarak, bebeğiniz ağlamaya başlamadan önce beslemeye başlamak istersiniz. Çünkü bir bebek aşırı acıktığında, emmek veya beslenmek için ağlamaya başladıktan sonra artık o bebeği sakinleştirmek normalde olduğundan daha zor olabilir. Ancak unutmayın ki, tüm yaygara ya da ağlamalar açlıktan kaynaklanmaz. Bebeğinizi beslerseniz ve son beslenmesinden sonraki bir veya iki saat içinde bebeğiniz huzursuzlanmaya başlarsa, ebeveynlere öncelikle onları kundak, emzik veya başka bir yatıştırıcı teknikle sakinleştirmeye çalışmalarını öneriyoruz. Eğer buna rağmen bebeğiniz telaşlanmaya devam ediyorsa ve hâlâ açlık belirtileri gösteriyorsa, bu noktada da başka bir çözümü deneyebilirsiniz. Beslemeden önce bebeğinizi sakinleştirmeye çalışmak, huzursuzluğunun aslında can sıkıntısından, aşırı uyarılmadan veya sadece yatıştırılma ihtiyacından ziyade gerçek açlıktan kaynaklandığının garantilenmesine yardımcı olur.

Yeni doğanlar muhtemelen yaşamlarının ilk birkaç haftasında her iki ila üç saatte bir beslenirler. Büyüdükçe daha sık yemek yeme dönemlerinden geçmeleri de oldukça yaygındır (daha fazlası küme beslemeye girecektir).

Kilo Artışı ve Beslenmek İçin Uyanma Sıklığı Nasıl Olmalı?

Yeni doğan bebeklerin başlangıçta doğum ağırlığının yüzde 10'unu kaybetmesi normaldir. Genellikle iki haftalık olduklarında bu kaybettikleri kiloyu geri alırlar. Doğum kilolarına ulaşıncaya kadar, her üç saatte bir emzirmek için yenidoğanları uyandırmak ise çok önemlidir (bunu son beslemenin başlangıcından itibaren zamanlamanız gerekir). Bebeğiniz doğum ağırlığına geri döndüğünde, artık geceleri beslenmek için bebeğinizi uyandırmanıza gerek kalmaz ve sizin değil de bebeğinizin size yol göstermesine izin verebilirsiniz. Gün boyunca, yavaş yavaş her iki ila üç saatlik bir rutine uzayacak olan ipuçlarını da bu süreçte takip edebilirsiniz.

Küme Besleme Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İlk ayda (ve hatta sonrasında), bebeğinizin beslendiği ve ardından hızla tekrar acıktığı küme beslenmeyi deneyimleyebilirsiniz. Bu, beslenme yöntemi cinsiyet, ırk ve benzeri farklılıklar her ne olursa olsun tüm bebeklerde yaygındır. Anne sütüyle beslenen bebekler için bu, büyüme atağı sırasında emziren ebeveynin anne sütünü artırmanın doğal bir yoludur ve genellikle üç ila beş gün boyunca sürer. Mamayla beslenen bebekler de büyüme ataklarından geçerken bunu yaşarlar. Bebeğiniz altını ıslatmıyorsa veya bu bahsettiğimiz sürekli beslenmeye rağmen kilo almıyor gibi görünüyorsa, bebeğinizin doktoruna hemen haber verin. Aksi durumlarda ise bu küme aşamalarının geçeceğini unutmayın ve paniklemeyin.

Bebeğinizin Yeterince Doyduğunu Nasıl Anlarsınız?

Bebeğinizin beslenme sırasında "yeterince" beslenip beslenmediğini bilmek sizin için zor olabilir, özellikle de emzirme sırasında bu zorluk daha da artabilir. Bir bebeğin emzirmeden sonra (biberon veya meme) doyduğunun işaretleri arasında rahat görünmek ve kollarını sıkmaktan ziyade açık tutmaktan memnun olmak yer alır. Islak bebek bezlerinin izlenmesi de bu süreçte önemlidir. Bebekler genellikle hayatlarının ilk gününde bir, ikinci gününde iki, üçüncü gününde üç ve genellikle beşinci gününde beş veya daha fazla bebek bezi ıslatmalıdır. Dışkılar siyah ve katran rengi olarak başlar ancak yedinci günde sarımsı bir dışkıya dönüşmesi gerekir.

Tipik olarak yaşamın ilk haftalarında bir çocuk doktoru bebeğin ağırlığını izleyecek ve büyüme sürecini takip ettiğinden emin olacaktır. Bazı bebekler yavaş kilo alabilir ancak ebeveynler umudunu kaybetmemelidir. Emziriyorsanız, çocuk doktorunuz veya emzirme danışmanınız, tedarikiniz arttıkça takviye veya pompalamanın gerekli olup olmadığı konusunda size rehberlik edecektir. Bebeğinizin bezi beklenenden daha az ıslaksa, dışkısı bir hafta boyunca sarı dışkıya geçmediyse veya kilo verme veya kilo alma konusunda herhangi bir endişeniz varsa çocuk doktorunuzla görüşmeniz faydalı olacaktır.

Ne Kadar Besin Bebek İçin Çok Fazladır?

Sık emzirme nedeniyle birçok ebeveyn, bebeğinin "aşırı beslenmesi" konusunda endişeleniyor. Bu nedenle bebeğinizin açlık ve tokluk ipuçlarını izlemek önemlidir. Unutmayın, her ağlama açlık değildir; bu nedenle, duyarlı beslenmeyi sağlamak için ayırt edici açlık belirtilerine dikkat edin.

Bebeğiniz yaşamının ilk haftasında ölçüldüğünde, muhtemelen besleme başına maksimum 55-60 gram yiyordur. Bir aya yaklaştıkça bu artışın yem başına 115 grama kadar çıktığını görebilirsiniz. Bazı bebekler bundan bile biraz daha yüksek miktarda besin alabilirler ve bu da yine normaldir ancak elbette ki doktorunuzun haberinin olması gerekir.

Bebeğiniz biberonu bitirdiği halde hâlâ açlık sinyalleri veriyorsa bu durumda 30 gr kadar daha besin verebilirsiniz. Bebeğinizi emziriyorsanız ve bir memeyle beslemeyi bitirmişseniz ancak bebeğiniz hâlâ aç görünüyorsa bu durumda bebeğinize diğer memenizi de sunmayı ihmal etmeyin.

Bebeğiniz tükürüyorsa, biberonla beslenmenin hızını yavaşlatın. Dr. Brown's Natural Flow ® Anti-Colic Options+™ biberonları, gerektiğinde yavaş akışlı besleme sunan biberonlar için mükemmel bir seçenektir. Bebeğiniz için uygun bir meme ucu akış seviyesi bulduğunuzdan da emin olun.

Açlık işaretlerini izliyorsanız, teknik olarak bir bebeğin alabileceği maksimum anne sütü veya mama miktarı yoktur dediğimiz zaman ne demek istediğimizi anlayacaksınızdır. Ancak aldığı besin miktarını artırdıktan sonra bebeğinizin daha fazla tükürük ürettiğini fark ederseniz, açlık belirtilerini yeniden değerlendirmeniz, besleme miktarlarını azaltmanız ve daha küçük miktarlarda daha sık beslemeniz faydalı olabilir. Tükürük ile ilgili herhangi bir endişe duyuyorsanız, özellikle de bebeğiniz kendi tükürmesinden rahatsız görünüyorsa (örneğin: yemek yedikten sonra eğilmek veya ağlamak), doktorunuzla muhakkak görüşün.

Tüm bunlara ek olarak çocuğunuza ait bir kullanım kılavuzunun olmadığını unutmayın. Bu nedenle bebek büyütürken size kılavuz olacak en önemli şey deneyimlerdir ve deneyimlerden ders çıkarmak da haliyle çok önemlidir. Bebeğinizin yaşamının ilk ayından başlayarak ipuçlarını takip etmeyi ve en ufak bir endişenizde bu durumu kendi kafanızda büyütmek yerine muhakkak doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin. Dr.Brown’s olarak sizleri daha rahat bir ebeveynlik sürecine dahil etmek amacıyla yazdığımız bilgilendirici bu yazıları beğeniyorsanız ve tamamını okumak isterseniz web sitemizi ziyaret ederek tüm bloglarımıza göz atabilirsiniz. Üstelik bebeğiniz için ulaşmak istediğiniz tüm ürünlere de aynı web sayfasından ulaşabilir ve bizlere sormak istediğiniz tüm sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sağlıcakla kalın! :)

Yorum yap

Lütfen unutmayın, yorumlar yayınlanmadan önce onaylanmalıdır.

Sepet

Alışveriş için, daha fazla ürün mevcut değil.

Sepetiniz boş.